28 Ağustos 2017 Pazartesi



TAYLAND' IN HALK OTOBÜSLERİ

Dün hikaye yarım kalmıştı.
Akşam tapınaktan çıkmış, taksimetre açmayan taksicilerin azizliğine uğramıştık.
Bizde inat ettik. O parayı onlara yedirmeyecektik....
Bunları nereye şikayet edeceğimi düşünmeye başladım.
Ne de olsa Tayland turizmine zarar veren davranışlardı bunlar
Biraz yürüdük, baktık mahşeri bir kalabalık.
İşten çıkmış, yorgun argın otobüs bekleyen gariban Tay halkı.
Halkçılık damarimiz kabardı o an.
Hanım " otobüsle gidelim " dedi.
" Yapma etme, geçerken güldüğüm ve fantazi olsun diye resmini çektiğim bu ucubelere binmem " dediysem de, dinletemedim.
Durağa yanastık. Kulübenin yanında eli sopalı, oraya buraya emirler yağdıran kilolu bir kadın memur var.
Haritadan gideceğimiz yeri gösterdim, sopasıyla şurada bekleyin der gibi bir işaret yaptı.
Mecbur dediği yere geçtik.
Kadın, tam bizim değnekçi tabir ettiğimiz işi yapıyor.
Bir ara bizi dinleyen bir adam " sizin otobüs geldi " dedi. Biz tam oraya kosturuyorduk ki, kadın sopayı kaldırıp, bir hışımla adamın üzerine yürüdü. Sonra sopayla bize tekrar beklememizi işaret etti.
Ne geceydi!
Tanrım cümlesini sağ salim evine kavuştur diye dualar eden rahmetli annemden öğrendiğim duaya başladım.
Neyse; epey bir müddet sonra bir otobüs geldi ve kadın sopasıyla bize binin der gibi işaret etti.
Kadına iki elimi göğsüme dua eder gibi kavuşturup, belimden eğilerek buda selamı verdim bir kaç kez.
Otobüse bindik. Bindik te, nerede inecegiz. Ingilizce bilen bir kadın yardımcı oldu.
" Ücret " dedim.
" Ücretsiz " dedi.
Meğer otobüsler ücretsizmiş.
Beynimden vurulmuşa döndüm.
Meğer bu güne kadar Kral' a boşuna saydırmışım. ( Tabii içimden. Kral ve Buda' ya hakaret büyük suç )
Kral, kral adammış.
Önyargı, hele bilgisizce olanı ne kötüymüş.
Durumu iyi olan, yani giyinişinden küçük burjuvazi olanlar metroya, gariban halk takımı da otobüse binmek zorunda kalıyor sanıyordum. Sınıf farkı bu kadar bariz.
Meğer, kral halka otobüsleri bedava yapmış.
Otobüste klima yok ama tüm camlar açık olduğundan, otobüsün içi püfür püfür.
Bir de yer üstünde şehri gezerek gidiyorsun.
Otobüsün vites kolu, resmen bir demir çubuk.
Bu otobüs nasıl yürüyor diye düşünüyorsun.
Ama içinde ekran bile var.
Halk mutlu gözüküyor. Başka açarı var mı?
Krallık.
Biz demokrasi ile yönetiliyoruz diye yatıp, kalkıp dua edelim
Değişik bir gün oldu.
Bu gezi çok hoşumuza gitti.
Yaşasın Kral.
Viva King!
Çok yaşa sen Kral.











 
 


 


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BRUCE LEE, BEN ve BİR HUKUK SAVAŞI

Çin' in, ticaret fuarları ile meşhur üçüncü büyük şehri Guangzhou şehrini gezerken, Çin Fast Food Zinciri Real Kung Fu Restoranı önü...