KÜÇÜK EMİLY
Çin' den Vietnam' in başkenti Hanoi Havaalanına inince, gümrük işlemlerinden sonra ilk işimiz internet aramak oldu.
Havaalanında ücretsiz internet varmış. Otel rezervasyon işleri eşime ait olduğundan, hemen booking.com' dan uygun bir otel seçti ve rezervasyon yaptırdı.
Gezilecek yerleri araştırma, taksi tutma ve rehberlik işleri bende.
Asya gezilerinde yanınızda dolar veya avro bulundurun. Her ikiside geçerli paralar.
Bir iki tane de güvenilir ve tercihan uluslararası bankalarin kredi kartını bulundurun.
Şu ana kadar İNG kredi kartını üç kıtada at koşturduk ve bizi mahçup etmedi.
Aklıma gelmişken genellikle onbin doların üzerinde meblağlar beyana tabiî.
Uçaklarda size dağıtılacak Gümrük Beyan Formlarında beyan edeceğiniz döviz miktarı veya geçireceğiniz hediyelik eşyanın gümrüğe tabii olmayacak tutarı size bildirilir.
Gümrükten hızlı geçmek istiyorsanız hosteslerin dağıttığı bu formları uçakta doldurmayı ihmal etmeyin.
Türkiye hariç en güvenilir döviz bozdurmak yerleri havaalanlarıdır.
Beş ülke gezdim geldim, Atatürk Havaalanında benden komisyon almaya kalktılar. Bozdurmadim ve en yakın ATM den para çektim.
Neyse! Hanoi Havaalanında döviz ve otel rezarvasyon işini hallettikten sonra, bir sonraki durağımız Bang Kong için uçak biletlerimizi almak istedik.
Bulunduğumuz kattaki, yani birinci kattaki acentalar farklı ve yüksek fiyatlar verdiler. Yani bizim geziden önce çalıştığımız fiyatların üzerinde.
Ben razı olduysamda eşim araştırmayı önerdi.
Bilahare, üçüncü katta Nok Air' in kendi satış ofisini bulduk ve çok daha uygun fiyata uçak biletlerimizi aldık.
Sıra otelimize gidecek taksiyi tutmaya geldi.
Gene kısa bir araştırma yaptık. Yanımıza yanaşan taksicilere güvenmedik ve dışarıda sırada bekleyen taksiciye otelimizin yerini bilip bilmediğini sorduk. Bundan da emin olunca takside taksimetre olup olmadığını sorguladık ve nihayet yola koyulduk.
Görüyorsunuz ya sayın okuyucular, kendi başınıza gezmek turlara göre ucuz, lakin her türlü işi aldatılmadan ve en güvenilir şekilde kendiniz halletmek zorundasınız.
Nihayet otele geldiğimizde korkumuz; acaba rezerve ettiğiniz oda, daha yüksek bir fiyata başkalarına satıldı mı?
Neyse korkulan olmadı. Capella Hotel kurumsal bir otelmiş.
Resepsiyonist kız Emily bizi bekliyormuş.
" Mr and mrs Ercan " diye teyit etti.
Bizi rahat ettirdi ve arkasından soğuk meyva suyu ve karpuz servisi otelin komisi tarafından yapıldı.
Kayıt işlerini bitiren Küçük ama kalbi büyük Emily, bize aynı fiyattan göl manzaralı daha güzel bir oda teklif etti.
Havaalananindan kaça geldiğimizi sorup, gidiş transferi için daha uygun bir araba ayarladı.
Sonra yanıma gelip, bize verdiği harita üzerinden gezilecek yerleri ve güzel lokanta ve kafeleri işaretledi.
Turizm' de onca yıl çalıştığım halde bu kadar etkin ve verimli çalışan, misafirleriyle dostluk kuran bir personel tanımamıştım. Bizim Sheraton da çalıştığımız arkadaşlar hariç. Bu kız tek kişilik ordu gibi oteli çekip çeviriyordu.
Odamizdan çok memnun kaldık. Odamızın duvarında eski Vietnam' ı tasvir eden resimler vardı ve bu teknik benim çok hoşuma gitti.
Meğer Vietnam vatandaşları güzel sanatlar ve el becerilerinde çok kabiliyetlermiş.
Emily cok güzel ıngilizce konuşuyordu. Çalışmak için ailesinden kopmuş gelmiş, burada akrabasının yanında kalıyormuş.
Ona " küçük " adını ben koydum. Mizah duygusu yüksek olduğundan espri yapıyor ve anlıyordu. Bu yüzden resimlerde hep gülmüşüz.
Otelden ayrılırken kendisini ülkemize davet ettim. Ne de olsa bir şehidimizin eşi de Vietnamlıydı ve cenaze arabasında eşinin yanında yatmıştı. Hatta neden sonra şehit maaşı bağlanmıştı.
Ülkeden çıkış işlemleri çok zormuş.
Emily, benden booking.com üzerinden Otel ve kendisi için anket doldurmamı istemişti. Ama Tayland' a gidince fırsat olmadı.
Facebook uzerinden görüşürken isteğini tekrarladı.
Meğer, ben anketi doldurup, iyi bir değerlendirme yaptığımda 10 dolar alacakmış.
Çok üzüldüm. Meğer bizim çocuklara harçlık olarak verdiğimiz paralar bu insanlar için ne kadar önemliymiş.
Bazen ne kadar şımardığımızı ve küçük şeylerle mutlu olmadığımızı düşünüyorum.
Bilmeden Küçük Emily' i ne kadar mahçup etmişim.
Emily çalıştığı otelden mutsuz ve iş değiştirmek istiyor.
Adaletin bu mu dünya!
Böyle çalışkan ve iş bilen bir kız istediği ve hak ettiği yere gelemiyor.
Ama ben inanıyorum. Küçük Emily bir gün mutlaka başaracak.
Bu dünya liyakatsız, tembel ve üç kağıtçı insanların dünyası olmamalı.
Bilgili, çalışkan ve dürüst insanların elinden tutalım.
Güzellik ve gösterişe önem vermeyelim.
Daha güzel bir dünya istiyorsak.
Çin' den Vietnam' in başkenti Hanoi Havaalanına inince, gümrük işlemlerinden sonra ilk işimiz internet aramak oldu.
Havaalanında ücretsiz internet varmış. Otel rezervasyon işleri eşime ait olduğundan, hemen booking.com' dan uygun bir otel seçti ve rezervasyon yaptırdı.
Gezilecek yerleri araştırma, taksi tutma ve rehberlik işleri bende.
Asya gezilerinde yanınızda dolar veya avro bulundurun. Her ikiside geçerli paralar.
Bir iki tane de güvenilir ve tercihan uluslararası bankalarin kredi kartını bulundurun.
Şu ana kadar İNG kredi kartını üç kıtada at koşturduk ve bizi mahçup etmedi.
Aklıma gelmişken genellikle onbin doların üzerinde meblağlar beyana tabiî.
Uçaklarda size dağıtılacak Gümrük Beyan Formlarında beyan edeceğiniz döviz miktarı veya geçireceğiniz hediyelik eşyanın gümrüğe tabii olmayacak tutarı size bildirilir.
Gümrükten hızlı geçmek istiyorsanız hosteslerin dağıttığı bu formları uçakta doldurmayı ihmal etmeyin.
Türkiye hariç en güvenilir döviz bozdurmak yerleri havaalanlarıdır.
Beş ülke gezdim geldim, Atatürk Havaalanında benden komisyon almaya kalktılar. Bozdurmadim ve en yakın ATM den para çektim.
Neyse! Hanoi Havaalanında döviz ve otel rezarvasyon işini hallettikten sonra, bir sonraki durağımız Bang Kong için uçak biletlerimizi almak istedik.
Bulunduğumuz kattaki, yani birinci kattaki acentalar farklı ve yüksek fiyatlar verdiler. Yani bizim geziden önce çalıştığımız fiyatların üzerinde.
Ben razı olduysamda eşim araştırmayı önerdi.
Bilahare, üçüncü katta Nok Air' in kendi satış ofisini bulduk ve çok daha uygun fiyata uçak biletlerimizi aldık.
Sıra otelimize gidecek taksiyi tutmaya geldi.
Gene kısa bir araştırma yaptık. Yanımıza yanaşan taksicilere güvenmedik ve dışarıda sırada bekleyen taksiciye otelimizin yerini bilip bilmediğini sorduk. Bundan da emin olunca takside taksimetre olup olmadığını sorguladık ve nihayet yola koyulduk.
Görüyorsunuz ya sayın okuyucular, kendi başınıza gezmek turlara göre ucuz, lakin her türlü işi aldatılmadan ve en güvenilir şekilde kendiniz halletmek zorundasınız.
Nihayet otele geldiğimizde korkumuz; acaba rezerve ettiğiniz oda, daha yüksek bir fiyata başkalarına satıldı mı?
Neyse korkulan olmadı. Capella Hotel kurumsal bir otelmiş.
Resepsiyonist kız Emily bizi bekliyormuş.
" Mr and mrs Ercan " diye teyit etti.
Bizi rahat ettirdi ve arkasından soğuk meyva suyu ve karpuz servisi otelin komisi tarafından yapıldı.
Kayıt işlerini bitiren Küçük ama kalbi büyük Emily, bize aynı fiyattan göl manzaralı daha güzel bir oda teklif etti.
Havaalananindan kaça geldiğimizi sorup, gidiş transferi için daha uygun bir araba ayarladı.
Sonra yanıma gelip, bize verdiği harita üzerinden gezilecek yerleri ve güzel lokanta ve kafeleri işaretledi.
Turizm' de onca yıl çalıştığım halde bu kadar etkin ve verimli çalışan, misafirleriyle dostluk kuran bir personel tanımamıştım. Bizim Sheraton da çalıştığımız arkadaşlar hariç. Bu kız tek kişilik ordu gibi oteli çekip çeviriyordu.
Odamizdan çok memnun kaldık. Odamızın duvarında eski Vietnam' ı tasvir eden resimler vardı ve bu teknik benim çok hoşuma gitti.
Meğer Vietnam vatandaşları güzel sanatlar ve el becerilerinde çok kabiliyetlermiş.
Emily cok güzel ıngilizce konuşuyordu. Çalışmak için ailesinden kopmuş gelmiş, burada akrabasının yanında kalıyormuş.
Ona " küçük " adını ben koydum. Mizah duygusu yüksek olduğundan espri yapıyor ve anlıyordu. Bu yüzden resimlerde hep gülmüşüz.
Otelden ayrılırken kendisini ülkemize davet ettim. Ne de olsa bir şehidimizin eşi de Vietnamlıydı ve cenaze arabasında eşinin yanında yatmıştı. Hatta neden sonra şehit maaşı bağlanmıştı.
Ülkeden çıkış işlemleri çok zormuş.
Emily, benden booking.com üzerinden Otel ve kendisi için anket doldurmamı istemişti. Ama Tayland' a gidince fırsat olmadı.
Facebook uzerinden görüşürken isteğini tekrarladı.
Meğer, ben anketi doldurup, iyi bir değerlendirme yaptığımda 10 dolar alacakmış.
Çok üzüldüm. Meğer bizim çocuklara harçlık olarak verdiğimiz paralar bu insanlar için ne kadar önemliymiş.
Bazen ne kadar şımardığımızı ve küçük şeylerle mutlu olmadığımızı düşünüyorum.
Bilmeden Küçük Emily' i ne kadar mahçup etmişim.
Emily çalıştığı otelden mutsuz ve iş değiştirmek istiyor.
Adaletin bu mu dünya!
Böyle çalışkan ve iş bilen bir kız istediği ve hak ettiği yere gelemiyor.
Ama ben inanıyorum. Küçük Emily bir gün mutlaka başaracak.
Bu dünya liyakatsız, tembel ve üç kağıtçı insanların dünyası olmamalı.
Bilgili, çalışkan ve dürüst insanların elinden tutalım.
Güzellik ve gösterişe önem vermeyelim.
Daha güzel bir dünya istiyorsak.






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder